Çift ve İlişki Terapisi; partnerlerin ilişkilerinde karşılaştıkları iletişim sorunlarını, rol dağılımlarını ve uyum güçlüklerini klinik psikoloji ilkeleri çerçevesinde ele alan profesyonel bir süreçtir. Bilimsel kanıta dayalı psikoterapi yaklaşımlarıyla, çiftlerin birbirlerinin duygusal ihtiyaçlarını anlamaları, işlevsel olmayan çatışma döngülerini fark etmeleri ve sağlıklı problem çözme becerileri geliştirmeleri hedeflenir. Bu danışmanlık süreci, ilişkinin dinamiklerini tarafsız ve güvenli bir alanda değerlendirerek, çiftlerin kendi süreçlerine dair psikolojik farkındalık kazanmalarına rehberlik eder
Çift ve ilişki terapisi; evli, nişanlı veya birlikte olan bireylerin ilişkisel dinamiklerinin ve etkileşim biçimlerinin klinik psikoloji ilkeleri doğrultusunda değerlendirildiği bir psikoterapi sürecidir. Bu süreçte, partnerler arasındaki iletişim örüntüleri, beklentiler ve ilişkinin mevcut yapısı uzman eşliğinde incelenir.
Klinik psikolog eşliğinde yürütülen oturumlarda, ilişkinin doğasına ve partnerlerin ihtiyaçlarına göre aşağıdaki konular çalışılmaktadır:
İlişki içi iletişim süreçleri ve anlaşmazlık dinamikleri,
Çatışma yönetimi ve duygusal ifadelerin aktarım biçimleri,
İlişkideki roller, sınır ihlalleri ve yakınlık-mesafe dengesi,
Geçmiş ilişkisel deneyimlerin ve kök aile aktarımlarının mevcut ilişkiye etkileri,
Sadakatsizlik, güven sorunları, kayıp veya ekonomik değişimler gibi kriz durumlarının ilişkisel boyutu,
Evlilik, ebeveynliğe geçiş, taşınma, boşanma veya ayrılık gibi dönemsel yaşam olayları ve uyum süreçleri.
Değerlendirme ve terapi oturumları, her iki partnerin de katılımıyla ortak olarak yürütülür. Klinik değerlendirme aşamasında sürecin gereksinimlerine göre bireysel görüşmeler de planlanabilmektedir.
İlk oturumlarda ilişkinin gelişim öyküsü alınarak ele alınacak konular belirlenir. Devam eden görüşmelerde ise partnerlerin etkileşim biçimleri, iletişim örüntüleri ve çatışma çözümleme süreçleri üzerinde durulur.
Bireysel psikoterapide değerlendirmenin odak noktası bireyin kendi içsel süreçleri iken; çift terapisinde odak, doğrudan iki kişi arasındaki etkileşim ve ilişkinin kendisidir. Aile terapisinden farklı olarak ise merkeze geniş aile sistemi veya tüm hane halkı yerine, spesifik olarak çiftin ilişkisel dinamiği alınır. Ancak ilişkinin yapısı gerektirdiğinde aile sistemi ve ebeveynlik süreçleri de çalışmaya dâhil edilebilmektedir.