Panik duygusu, insanın tehdit algıladığı durumlarda ortaya çıkan ani, yoğun ve kontrol dışı bir korku tepkisidir. Çoğu zaman ortada gerçek bir tehlike yoktur; ancak beden, sanki büyük bir tehlike varmış gibi alarm verir. Kalbin hızla çarpması, nefesin daralması, bedenin titremesi veya “şimdi kötü bir şey olacak” düşüncesi bu duygunun temel bileşenleridir.
Panik duygusu bir kez yaşandığında, birey sıklıkla tekrar oluşmasından endişe duyar ve bu durum günlük yaşamı etkileyebilir. Panik ataklar, panik bozukluğunun bir parçası olabilir fakat tek bir atak yaşamak kişide panik bozukluğu olduğu anlamına gelmez.
Panik duygusu psikolojik ve fiziksel belirtilerin birlikte görüldüğü bir deneyimdir. Genellikle birkaç dakika içinde en yüksek şiddetine ulaşır ve kişi kontrolünü kaybettiğini düşünür.
Kalp çarpıntısı veya göğüste sıkışma
Nefes daralması, boğulma hissi
Baş dönmesi, sersemlik
Terleme veya üşüme
Eller ve ayaklarda titreme
Bulantı, mide rahatsızlığı
Vücutta uyuşma veya karıncalanma
Sıcak basması
Ölüm korkusu
Kontrolü kaybetme ya da “deliriyorum” hissi
Gerçeklikten kopma (derealizasyon)
Kendine yabancılaşma hissi (depersonalizasyon)
Kaçma isteği
“Daha kötü olacak” beklentisi
Bu belirtiler tamamen bedensel bir alarm tepkisidir ve zarar verici değildir; ancak yaşanırken son derece gerçek ve korkutucu hissettirebilir.
Panik duygusunun tek bir nedeni yoktur; birçok faktör bir araya gelerek bu yoğun tepkiyi oluşturabilir.
Beynin tehdit algısını yöneten amigdalanın aşırı hassasiyeti
Serotonin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerde dengesizlik
Genetik yatkınlık
Çocukluk dönemi travmaları
Kaygı bozukluklarına yatkınlık
Aşırı kontrol ihtiyacı
Duyguları bastırma eğilimi
Yoğun iş stresi
Yas, ayrılık, hastalık gibi duygusal kayıplar
Aşırı sorumluluk yükü
Uykusuzluk ve düzensiz yaşam
Kafein veya enerji içeceklerinin aşırı tüketimi
Kan şekeri düşmesi
Tiroit bozuklukları
Hızlı nefes alma (hiperventilasyon)
Bu faktörler birleştiğinde beden alarm sistemini yanlış bir şekilde çalıştırabilir ve panik duygusu ortaya çıkabilir.
Her panik duygusu panik atak değildir. Panik duygusu kısa, dalgalı ve bazen tetikleyicisi belli olan bir deneyim olabilir. Panik atak ise:
Ani başlar
10–20 dakika içinde zirve yapar
En az 4 belirti içerir
Kişi kendini kontrol edemez hissettiği için sağlık kurumuna gitme isteği doğurabilir
Panik ataklar tekrarlayıcı hâle geldiğinde panik bozukluktan söz edilebilir.
Panik duygusu yönetilebilir bir durumdur. Terapi, bilimsel temelli yöntemlerle panik döngüsünü kırmayı hedefler.
Panik duygusunun en belirgin tetikleyicilerinden biri hızlı nefes almadır. Diyafram nefesi, panik anında sinir sistemini hızla düzenler.
Felaketleştirme düşüncelerini yeniden yapılandırma
Bedensel duyumları doğru yorumlama
Kaçınma davranışlarını azaltma
Bilimsel olarak panik bozuklukta en etkili terapi yöntemlerinden biridir.
Kişinin anda kalabilmesini sağlar ve panik döngüsünü besleyen otomatik düşünceleri zayıflatır.
Kaçınılan durumlara kontrollü ve güvenli biçimde yaklaşmak, panik hissinin üzerindeki tehdit algısını azaltır.
Kafeini azaltmak
Düzenli uyku
Düzenli hareket
Sağlıklı beslenme
Günlük stres yönetimi
Panik yaşamak, kişinin zayıf olduğu anlamına gelmez. Bedenin alarm sistemi geçici olarak gereğinden fazla çalışmaktadır. Doğru terapi yöntemi ve düzenli çalışmayla panik döngüsü kırılabilir ve birey yaşamını daha özgür, daha sakin ve daha güvenli bir şekilde sürdürebilir.
Duygu yoğunluğu, baş edememe hissi veya panik benzeri belirtiler yaşıyorsanız profesyonel destek almak hem rahatlama sağlar hem de uzun vadeli iyileşmeyi mümkün kılar.